Felsefe ve Spor
Felsefe betimleme ile bir bilgi üretme etkinliğidir. Sözcük kökeni olarak Yunanca seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum anlamına gelen “phileo” ve bilgi, bilgelik anlamına gelen “sophia” sözcüklerinden türemiştir. Yunanlılar için, ‘bilgelik sevgisi’ ya da ‘hikmet arayışı’ anlamına gelmiştir. Varlık ve düşünmeyi oluşturan ilkeler, gerçeklik ve nedenselliğin araştırılmasıdır. Derinlemesine ve sistematik düşünmektir.
Felsefe, insanın cevaplayamadığı sorulara ön kabuller yaratması, batıl inanışlara kendini kaptırarak cevaplar bulması ve duygularına yenik düşmesi yerine, neyin doğrulanabilirliğinin veya neyin yanlışlanabilirliğini bilmesi, zihinsel bir uyanıklık içinde olması anlamına gelir. İnsanın olup bitenlerden, anlamlandıramadığı konulara neden sonuç ilişkileri üzerinden cevaplar bulması, düşünsel açıdan özgürleşmesi demektir.
Mitolojinin insanın karşılaştığı sorunlara çözüm üretmekten uzaklaşması, felsefenin ortaya çıkmasına neden olmuş ama yine de etkisi tamamen yok olmamış ve devam etmiştir. Mitolojik düşünmede kabuller az sorgulanırken felsefede her şeyin sorgulaması yapılmaktadır. Felsefenin temel kabulleri ise topluma dayanmaktadır.
Mitolojik düşünmenin özü; içinde yaşanılan evrene, doğaya, çevreye saygılı olmaktır. Görüş, evrenin dayandığı kuralları bilmeye ve onlara saygı duymaya dayanır. Bu düşünmede, nedenler fazla söz konusu edilmez. Daha çok, içinde bulunulan toplumun teorik-varlıksal sorunlarına cevap aranır. Sunulan evren tablosunun yanı sıra insanlara, kendilerinin ne olduğunu da söyler, onlara dünyadaki anlamlarının ne olduğunu gösterir. İnsanların toplumsal ilişkilerde nasıl davranması gerektiği, ele alınan konulardan bir diğeridir.
Mitolojik düşünmenin özü; içinde yaşanılan evrene, doğaya, çevreye saygılı olmaktır. Görüş, evrenin dayandığı kuralları bilmeye ve onlara saygı duymaya dayanır. Bu düşünmede, nedenler fazla söz konusu edilmez. Daha çok, içinde bulunulan toplumun teorik-varlıksal sorunlarına cevap aranır. Sunulan evren tablosunun yanı sıra insanlara, kendilerinin ne olduğunu da söyler, onlara dünyadaki anlamlarının ne olduğunu gösterir. İnsanların toplumsal ilişkilerde nasıl davranması gerektiği, ele alınan konulardan bir diğeridir.
Eski Yunan dünyasında felsefenin birinci anlamı ustalaşmak, maharet ve beceri sahibi olmaktır. İnsan mesleğinde çalışarak tecrübe kazanabilir. Bir konuda ustalaşmak için kişinin tecrübesini geliştirmesi gerekmektedir.
Sporu değerlendirirken ve incelerken bütün bilim dallarından istifade edilebilir. Eğitim, ekonomi, sosyoloji, psikoloji, felsefe, değişik teknolojiler, politika, hukuk, iletişim, mühendislik dalları ve diğerleri. İnsanın en önemli yapısal özelliği harekettir. İnsanın kendisine yaraşır bir yaşama için dayanağı, sahip olduğu özgün yetenekleridir. Her insan değişik hareket alanlarının birinde veya birkaçında daha güçlü olabilir.
Birey açısından baktığımızda spor, öncelikle bir beden olayıdır. Beden olmadan, bedene dayanmadan spor olanaksızdır. Çünkü spor, bedene içkin bulunan hareket kabiliyetinde temellenir. Yani hareketin olmadığı yerde spor yoktur. İnsanın sahip olduğu temel hareketler ya da hareket kabiliyetimiz belirli, sınırlı ve her birimizde kendimize özgüdür. Bireysel farklılıklarımıza rağmen her birey spor yapacak güce sahiptir (Erdemli, 2016).
Birey açısından baktığımızda spor, öncelikle bir beden olayıdır. Beden olmadan, bedene dayanmadan spor olanaksızdır. Çünkü spor, bedene içkin bulunan hareket kabiliyetinde temellenir. Yani hareketin olmadığı yerde spor yoktur. İnsanın sahip olduğu temel hareketler ya da hareket kabiliyetimiz belirli, sınırlı ve her birimizde kendimize özgüdür. Bireysel farklılıklarımıza rağmen her birey spor yapacak güce sahiptir (Erdemli, 2016).
Spor özgürleşmektir. Çünkü sportif eylem sırasında kendi gücümüzün sınırlarını öğrenmeye ve yeteneklerimizi bilmeye, kısaca kendimizi tanımaya, tanıdığımız bireysel yeteneklerimizi kullanmaya, kullandığımız becerilerimizi geliştirmeye ve sonuçta kendimizi mükemmelleştirmeye yani özgürleşmeye başlarız (Erdemli, 2016).
Sporu bedene dayalı bir eylem olarak düşünürsek yanılırız. Bedenimizi ve özelliklerini yöneterek ve yetkinleştirerek sadece güç ve kuvvetle sınırlandırmadan başka yönleriyle (zihinsel, düşünsel…) bütünleştirmedikçe o eylem spor olamaz. Sporda bedenin güçlü bir hareketi, güçlü bir zihinsellikle ortaya çıkar.
Spor felsefesi, bir spor metafiziğidir. Spor bilimleri başta olmak üzere, spor üstüne ortaya koyulmuş teknik, felsefi hatta mitolojik bütün bilgilerden hareketle spor kavramını, spor kavramında dile gelen hakikati açıklama ve kavramın anlamında derinleşme çabasıdır. Burada öncelikle spor kavramı çözümlenir ve ortaya çıkan bütün öğeler; beden, hareket, performans, yarışma, yenme, yenilme ve diğer kavramlar üzerinde aynı tavırla durulur (Erdemli, 2008, s. 25).
Sporu bedene dayalı bir eylem olarak düşünürsek yanılırız. Bedenimizi ve özelliklerini yöneterek ve yetkinleştirerek sadece güç ve kuvvetle sınırlandırmadan başka yönleriyle (zihinsel, düşünsel…) bütünleştirmedikçe o eylem spor olamaz. Sporda bedenin güçlü bir hareketi, güçlü bir zihinsellikle ortaya çıkar.
Spor felsefesi, bir spor metafiziğidir. Spor bilimleri başta olmak üzere, spor üstüne ortaya koyulmuş teknik, felsefi hatta mitolojik bütün bilgilerden hareketle spor kavramını, spor kavramında dile gelen hakikati açıklama ve kavramın anlamında derinleşme çabasıdır. Burada öncelikle spor kavramı çözümlenir ve ortaya çıkan bütün öğeler; beden, hareket, performans, yarışma, yenme, yenilme ve diğer kavramlar üzerinde aynı tavırla durulur (Erdemli, 2008, s. 25).
Bilimin temel hedefi kontrol etmek ve önceden kestirmek değil, anlamaktır. Tesirli bir kontrol, anlamanın bir ödülü ve tahminlerde isabet de anlamanın bir kontrolüdür.
Bir bilim dalı olan spor üzerine felsefe yapmak uzun bir tarihsel geçmişe sahip konudur. İlk filozoflardan itibaren spor üzerine yapılan felsefi açıklamak ve çalışmalar ile spor felsefesi, felsefenin bir alt dalı olarak ortaya çıkmıştır. Spor felsefesi, tıpkı oyun ve iş felsefesi ile aynı kategoride yer alması gerektiğini anlarız. Yani spor felsefesinin, felsefe alanları içindeki yeri pratik felsefedir (Afacan, Göral & Çobanoğlu, 2019, s.49).
Bir bilim dalı olan spor üzerine felsefe yapmak uzun bir tarihsel geçmişe sahip konudur. İlk filozoflardan itibaren spor üzerine yapılan felsefi açıklamak ve çalışmalar ile spor felsefesi, felsefenin bir alt dalı olarak ortaya çıkmıştır. Spor felsefesi, tıpkı oyun ve iş felsefesi ile aynı kategoride yer alması gerektiğini anlarız. Yani spor felsefesinin, felsefe alanları içindeki yeri pratik felsefedir (Afacan, Göral & Çobanoğlu, 2019, s.49).
Felsefenin amacı, erdemdir. Bu erdem de öğreticilerin söylediği gibi sarp, yalçın ve çıkılmaz bir dağın başına dikilmiş değildir. Tam tersine güzel, bereketli ve çiçekli bir vadi içindedir. Gerçek erdem zengin, kudretli ve bilgili olmasını, mis kokulu yataklarda yatmasını bilir. Hayatı sever; güzelliği de şan ve şerefi de sağlığı da sever. Fakat onun asıl işi, bu nimetleri ölçü ile kullanmasını ve yiğitçe bırakıp gitmesini bilmektir (Montaigne, 2011, s.177).
Spor ve felsefesinden bahsetmek istersek sporun özü ve hakikati nedir konusunu açıklığa kavuşturmamız gerekir. Sportif etkinliklerin felsefi analizi, insanlık tarihinin çoğu döneminde göreceli olarak seyrek olmuştur. Platon, Sokrates ve Nietzsche gibi tanınmış birkaç filozofun daha geniş konu ve noktaları açıklamak için sportif yarışmaları örnek veya metafor olarak kullanmalarına rağmen bu tür yarışmalar, bu filozofların araştırmalarında etkin ve sürekli bir role sahip olmamıştır. Spor konusunda felsefi açıdan düşünmek, felsefi kurallara göre spora açıklamalar yapmak yeni bir düşünce bir değildir. Felsefenin bütün bilim dallarına etkisi olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Beden eğitimi ve spor bilimine de felsefinin etkisi vardır.
Türü ya da sınırlandırma yöntemi ne olursa olsun, dünyanın kültür bölgeleri insanlar arasındaki temas ve iletişim sonucunda ortaya çıkmıştır. Başka sözcüklerle bunlar kültür yayılmanın yani fikirler, yenilikler ve davranışların mekansal yayılmasının ürünüdür. Her bir kültür elemanı bir ya da daha çok yerden çıkar ve etrafa yayılır. Herhangi bir kültür, çıkış noktasından yayılarak geniş bir alanı kaplayan hemen hemen sonsuz sayıdaki keşif ya da yeniliğin ürünüdür. Bu yeniliklerden bazıları binlerce yıl önce meydana gelmişken bazıları da çok yakın zamanlara aittir (Tümertekin, 1994, s.76).
Türü ya da sınırlandırma yöntemi ne olursa olsun, dünyanın kültür bölgeleri insanlar arasındaki temas ve iletişim sonucunda ortaya çıkmıştır. Başka sözcüklerle bunlar kültür yayılmanın yani fikirler, yenilikler ve davranışların mekansal yayılmasının ürünüdür. Her bir kültür elemanı bir ya da daha çok yerden çıkar ve etrafa yayılır. Herhangi bir kültür, çıkış noktasından yayılarak geniş bir alanı kaplayan hemen hemen sonsuz sayıdaki keşif ya da yeniliğin ürünüdür. Bu yeniliklerden bazıları binlerce yıl önce meydana gelmişken bazıları da çok yakın zamanlara aittir (Tümertekin, 1994, s.76).
İnsan ilgili olduğu her şeyi; doğayı, evreni, kendi kurduğu yaşamı, kendi yarattıklarını, kültürü insanlaştırır, yani ona kendisine göre yeniden biçim verir, kendisine uygun duruma getirir. İnsan hareketi kendisine göre biçimlendirir, anlamlandırır, değerlendirir ve böylece ortaya eylem çıkar. Eylem, hareketin insanlaştırılmış biçimidir. Eylem belirlediğimiz bir amaca ulaşmak için hareketlerimizi biçimlendirip, bütünleştirip yönlendirdiğimizde ortaya çıkar.
Spor, toplum yaşantısını her yönü ile etkileyecek güce sahiptir. Dolayısıyla toplumu bir şekilde etkileyen her olgunun felsefe tarafından ele alınması, ele alınan o konu için yani spor için önemlidir. Küreselleşme ile mesafelerin ortadan kalktığı dünyamızda nüfusun yarısından fazlası haftada en az bir defa herhangi bir egzersiz türüne katılmaktadır. Elit spora olan halk ilgisi çok büyüktür ve spor uluslararası eğlence piyasasındaki en popüler ürünlerden biridir. Ayrıca yazılı veya elektronik ürünler ile genel medya kuruluşlarında yüksek seviyede önemli bir yer işgal eder.
Sağlıklı spor politikaları, uygulamaları ve spor çalışmaları için kavramsal bir temel olarak sporun imkân ve sınırlarını değerlendirebilmek amacıyla felsefi bilgiye ihtiyacımız vardır.
Saygı ve sevgilerimle...
Dr. Öğr.Üyesi Cengiz GÜLER
Dr. Öğr.Üyesi Cengiz GÜLER
Afacan, E., Göral, M. & Çobanoğlu, G. Spor ve Felsefe İlşkisi. (2019, 20 Mart) Erişim adresi: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/370628.
Güler, C., (2019) Spor Mu? Felsefe Mi? Sanat Mı? Gazi Kitabevi, ISBN:978-975-8396-76-4. Ankara.
Erdemli, A. (2017) Mitostan Felsfeye. İstanbul: Ayrıntı.
Erdemli, A. (2017) Mitostan Felsfeye. İstanbul: Ayrıntı.
Erdemli, A (2016) Temel Sorunlarıyla Spor Felsefesi, @E Yayınları, İstanbul.
Montaigne, MD. (2011). Denemeler. K. Erarslan (Çev.). İstanbul: İş Bankası.
Tümertekin, E. (1994). Beşerî Coğrafya Giriş. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. No: 2464.
Tümertekin, E. (1994). Beşerî Coğrafya Giriş. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. No: 2464.
Diğer Makaleleri
Diğer Yazarlar