A+ A-

PROTEİN HAKKINDAKİ BAZI GERÇEKLER

 ATHLETE & PROTEİN
PROTEİN HAKKINDAKİ BAZI GERÇEKLER
 
1.İnsan vücudundaki trilyonlarca hücreler protein yapısındadır, onsuz hayat olmazdı. Vücudumuzda proteinden başka diğer en çok bulunan şey SU’dur. Vücut ağırlığımızın % 18-20’si proteindir.
2.Protein karbonhidrat ve yağ gibi makro gıdadır. Makro gıdalar kalori veya enerji veren gıdalardır. Protein, karbonhidrat gibi 1 gramı 4 kalori verir, yağın ise 1 gramı 9 kaloridir, diğer kalori sağlayan başka bir şeyde alkoldür. (1 gramı 7 kalori) Fakat makro besi olarak kabul edilmezler zira hayatta kalmak için vücudumuzun alkole ihtiyacı yoktur. 
3.Saçlarımız keratin adlı bir proteinden meydana gelir, helezon şeklindedirler, sülfür bağlıdırlar ve daha çok sülfüre sahip saçlar daha kıvırcık oluşur.
4.Proteinin ömrü vücudumuzda (bir çoğunun) 2 veya daha az gündür, son yapılan araştırmalarda uzun ömürlü proteinlerin hücre içi yaşlanmaya ve sinir dejenerasyonuna sebep olduğu gözlemlenmiştir. 
5.Proteinler uzun ömürlü olmadıklarından, depolanamadıklarından (C-vitamini gibi) sporcular antrenmandan önceki ve sonraki öğünde kesinlikle almalılardır. 
6.Tüm peynirler içinde en çok protein içereni parmesan peynidir, 100 gramında 41,6 gram protein vardır.
7.Balıklar arasında en çok protein içereni sarı yüzgeçli ton balığıdır. 100 gramında 30 gram protein bulunur.  Sonra hamsi (29 gram), sonra somon (27 gr) ve levrek (26) gram, uskumru 26 gram.
8.En eski, büyükçe ve olgunluğa erişmiş fasulye en çok proteini içerir. Olgun fırında kızarmış soya fasulyesi en çok protein içerendir. (100 gramında 39,6 gram vardır.)
9.Çekirdek, kabak çekirdeği tohumunun 100 gramında 36 gram protein bulunur. Karpuz çekirdeklerinin de 100 gramında 28 gram protein bulunur.
10.2010 yılında 20 yaşındaki atlet Ben Pearson kas gelişimini artırmak için protein alımını artırmıştır. Hiç kimse onun genetik bir rahatsızlığı olduğunu ve protein sentezi yapamadığını bilmiyordu. Artan protein alımı vücudunda, kanda AMONYAK seviyesini artırıyordu. Bu beynin şişmesine ve ölümüne sebep oldu. 
11.Protein kelimesi eski Yunancadaki proteios kelimesinden türeyip “önemli” veya “ilk sırayı alan” anlamına gelmektedir.
12.Amerika’da en çok tercih edilen et, biftek olmasına rağmen tavuk ve hindi de daha çok protein vardır. (Et kartellerinin reklamlarına kanmayın.)
13.Hindistan nüfusunun 1 milyardan fazla olmasına rağmen, Dünya sıralamasında yılda 3 kg ile en az et tüketen ülkedir. Bangladeş ikinci (4 kg), Kongo’da yılda kişi başına 4,5 kg et tüketir. 
14.İnek eti, dünyada en çok tüketilen et çeşitidir. Şimdilerde Müslüman ülkeler hariç domuz 2. Sıraya oynamakta…
15.Araştırmacılar mutasyona (değişim) uğrayan bazı proteinlerin otism riskini artırabileceğini buldular. Özellikle Shank 3 adı verilen protein değişime uğrarsa sinirden sinire olan haberleşmeleri bozabilir. 
16.Albümin adlı protein olmasa tüm vücudumuz şişerdi.
17.Katarakt göz lenslerindeki proteinlerin doğallıklarının bozulması ile oluşur. 
18.Böceklerin çoğu diğer proteinlerden daha çok besleyicidir! Mesela; en iyi sığır bifteğinin 100 gramında 29 gram protein, 21 gram yağ varken, 100 gram çekige yediğinizde 20 gram protein ve yalnızca 6 gram yağ yersiniz. Bundan başka çiftlik böcekleri çiftlik hayvanlarından 10 misli daha az yabancı gaz çıkarırlar…
19.Meksikalı çiftlik cowboy ları çekirgeleri güneşte kurutup şekere bulayıp (bizim şekerli badem) gibi yerler…sınıra yakın lorado kasabasında bir kez ABD.li SAT,larla yedim!...
20.Erkek menisindeki protein kadın beyninde hemen, acele yumurtlamayı başlattığı tespit edilmiş. 
21.Bir erkek boşaldığında yaklaşık 150 mgr protein sıvısı dışarı atmakta!...
22.İnsanların günlük protein ihtiyaçları tartışılmakta. Tavsiye edilecek günlük alım (RDA) %10 ile %35 arasında değişmekte (kitapta anlatıldı). Normalde 80 kg birisinin 80 gram günlük alması yeterli.
23.Protein fonksiyonlarımızdaki hatalar Alzheimer, kanser gibi hastalıklara sebep olabiliyor. Ayrıca Creutzfeld – Jacop hastalığı (deli dana) 
24.İnsan vücudunda 100.000 değişik çeşitte protein vardır. Vücudun büyümesi, gelişmesi için proteine ihtiyaç vardır. İyileşme kimyasal her reaksiyonda da vücudumuzun proteine ihtiyacı vardır.
25.Vücudumuzdaki proteinler birçok büyüklükte ve şekillerdedir. En basit protein sanki bir trene benzer, arkasına bir çok vagon zincirlenmiş gibi. Her araba veya üniteye Amino Asit denir. Değişik şekillerdeki proteinlerin tek bir benzer tarafı vardır. Hepsi 20 değişik kimyasal olan Amino Asitlerden meydana gelir. (22 çeşidi anlatıldı).
26.Tam proteinler (Essensial A-A) tüm gerekli esas Amino Asitleri barındıran protein kaynakları kabuklu yemişler ve sebzelerdir. 
27.Proteinin en kalitelisi yumurtada olan proteindir, özellikle beyazı.
28.Proteinden yoksun beslenmek ciddi sağlık problemleri doğurabilir. Örneğin; çocuklarda ki eksikliği kwasiorkor denen, öne çıkmış karın, incelmiş saçlar, tüm vücutta kilo kaybı, renksiz deri ve saç ile belli olur. Şayet tedavi edilmezse büyüme yavaşlar. Zeka bozukluğu ve ölüm görülebilir.
29.Bir çok ABD’li ihtiyacından 2 misli fazla protein yerken, genç bayanlar % 8,7 yetişkin yaşlı kadınların % 8’i tavsiye edilen miktardan az yerler. Çocukların % 13,4’üde idealin altında protein yer. ABD’li çocuklar şekerli, unlu, yağlı gıdaları daha çok tercih ederler. 
30.Proteinli gıdalar doyma hissini erken oluşturur ve bizleri uzun süreli tok tutarlar ki bu kilo kontrolüne yArdımcı olabilir. Protein alımını % 15’den % 30’a çıkarmak ve yağ alımını % 45’ten %  15/ 20’ye indirmek uzun süreli kilo kontrolüne yardımcı olur.
31.Uygunsuz, yetersiz protein / Amino Asit almak tüm vücudu etkileyebilir. Bunlar:
1. Kemiklerin hücre sentezi
2. Alyuvar hücerleri sentezi
3. Kalp hücrelerinin kazanımı
4. Nörotransmiter / ruh hali
5. Bağışıklık sistemi / artık maddeler
6. Enzimler / Hormonlar
7. Deri elastikiyeti / kaslar
8. Organ fonksiyonları
9. pH dengesi
10.Kas erimesi Hareket kabiliyeti ve eklem fonksiyonlarımızı etkileyebilir.
32.Orta yaşlı ve yaşlı kişilerde vücutlarında gençlere göre daha fazla yıkım oluşur. Bunun anlamı onların daha fazla proteine ihtiyaçları var demektir. Midelerindeki protein sentezini yapacak, sindirecek hidroklorik asit seviyeleri bu yaşlarda yarıyarıya azalır. Bilim adamları proteinin hücre yenilenmesinde çok önemli rolü olduğunu ve bir çok yaşlanma belirtilerinin midedeki proteini sindirmeye yarayan bu asitin azalmasına bağlamaktalar.
   33.Gelişmiş ülkelerde proteinden eksik beslenmeye az rastlanır. Vejeteryanlarda bile protein içeren tahıl ve sebzeler bolca bulunur, gerekli olan akılcı seçimdir. 
34.İnsan eti çok değerli protein içerse de yamyamlar tarih boyunca açlıkta, kıtlıkta insan eti yemeye motive edilmemişlerdir. Bu dikkat çekmek için yapılan bir oyun olarak kalmıştır. Oysa kazalar sonrası çok aç kalan medeni insanlar, birbirlerinin etini yemişlerdir…
35.Çok fazla protein yemek vücudumuza zarar verebilir. Örneğin; aşırı yenen protein karaciğer ve böbreklere zarar verebilir. Onları parçalara ayırmak, fazla proteini zararsız hale getirmek için bu organlara ekstra yük biner. Aşırı proteinde kilo almamıza sebep olabilir. Neticede ölmüş hayvanın etini yiyoruz!
 36.Hayvansal protein bitkisel proteine çok yakın olmasına rağmen daha kolay bulunur, hazırdır ve çabuk tüketilir. Başka bir deyişle vücut hayvansal proteini bitkisel proteinden daha iyi kullanır, ama bazı etler çok fazla doymuş yağ (sature) içerirler ve bu yüzden eti yağsız seçmeliyiz.
37.Birçok gıdada bulunan proteinler alerjik reaksiyon başlatabilir. Buğday gibi bazı tahıllarda bulunan gluten alerjik reaksiyonları tetikleyebilir.
 
SPORCU VE PROTEİN
Birçok sporcu sportif performansını arttırmak için proteini hep ön plana alır, fakat sporcular aynı bir araba gibi benzini, yağı, radyatör suyunu belli oranlarda, belli durumlarda takviye etmelilerdir. Çoğu zaman insan vücudunu lezzetli bir yemeğe benzetiriz, onun da yağ, tuz,şekeri, suyu belli oranda olmalı.(hücre penceresi fırsatı,fırsat penceresi! Yazıldı). 
Sporcu, spor branşına göre karbonhidrat, protein ve yağ yüklemelerinin zamanını çok iyi ayarlarlarsa başarılı olabilir, yoksa bu gün sıkı çalıştın ama yarın eksiklerini tamamlayıp iyi beslenirsen treni kaçırırsın, hücre penceresi kapanmış, fırsat kaçmış olur. Bu konuyu “antrenman günü beslenmesi” başlığı altında yazdık (Training Day Nutrition ) .  
Birçok sporcu yemekteki protein ve takviye ergogenik miktarını arttırırsa başarılı olacağına inanır. Bu hiçte öyle kolay değildir. Birçok sporcu atletik performansı için protein ağırlıklı beslendiğinde öbür kıymetli gıda elementlerini almayı ihmal eder veya midede yer kalmadığı için alamaz, bu da performansı etkiler.
Dayanıklılık sporcuları (Triatlon, maraton vs) zayıf ve de daha az kaslı görünüm sergilerler. (kuvvetli atlet veya halterciden) Oysa kilo başına düşen gram kadar protein hesaplandığında bir halterci ile bir maratoncu aşağı yukarı aynı miktarda proteine gereksinim duyar.  Yanlış öğrenilmiş bilgilerin karanlığından, bilimsel aydınlığa doğru geçersek, bilim adamları 2 saat 15 dakika (ortalama) koşan bir maratoncu, bisikletci, triatloncunun o koşu sonrası incelen kaslarını mercek altına alınca yarış boyunca ne kadar kas proteini harcadıklarını, vücutlarında ne kadar yıkım (katabolizma) olduklarının farkına vardılar ve diyetlerindeki protein miktarlarını arttırarak vücutlarının, doku ve hücrelerinin yenilenmesi, toparlanması için bir halterci, bodyci kadar protein alınmasını öngördüler.
Kuvvet sporları yapan sporcular incelendiğinde bu sporcuların ihtiyaçlarından çok daha fazla protein ve protein takviyesi aldıkları görüldü. 
Avuç ayasından biraz fazlaca bir et yediğinizde bu sporcuya 7000 miligram Aminoasit sağlar, tipik bir aminoasit takviyesi ise 500 ile 1000 miligram arasındadır. Sporcuların protein alım stratejileri çok önemlidir. 
• Antrenmandan önce, antrenman sırasında, sonrasında ve yatarken yani zaman önemli
• Miktar
• Kalite  çok önemlidir.
PROTEİNİN FONKSİYONU protein sindirilince amino asitlerce ayrışır. Bu amino asitler diğer amino asitler ile birleşir. (vücut tarafından üretilen)Bir aminoasit havuzu meydana getirirler. Dokularımız bu havuzdan amino asitleri alır ve vücudun ihtiyacı olan belirli proteinleri sentezler (kaşlarımız, saçlarımız, tırnaklarımız, hormon, enzim vb için)
Bu aminoasit havuzu, diğer yakıtlar (karbonhidrat ve yağ) enerji olarak yakılamadığında enerji olarak kullanılabilinir. 
Proteinlerin Fonksiyonları      
• Proteinler enerji için karbon kaynağı sağlarlar. Belirli aminoasitler glukosa çevrilir ve ATP temin etmek için metabolize edilirlerken diğerleri yağ olarak depolanır. Sonradan ATP temin etmek üzere yıkıma uğrarlar. 
• Protein sıvı volümünü kontrol etmekte kritik bir yapıdır. Kanda ve vücut dokularında osmolarite de de rol oynar. 
• Proteinler asitli ve alkali çevrede tampon vazifesi görerek normal kan pH’sini sürdürürler. 
• Kana dışarıdan giren yabancı cisimlere karşı koyan maddeler protein yapısındadırlar. Sağlıklı olmamızda kritik rol oynarlar. 
• Proteinler enzimleri meydana getirirler bunlar, sindirim ve diğer hücresel işlemlerde ihtiyaç olunan kimyasal son ürünleri meydana getirirler. 
• Protein vücut dokuları için kritik elementlerdir. 
Yabancı cisimler kana dışarıdan giren maddelere karşı koyan (kalp, karaciğer, pankreas, kas, kemik ) için;
• Proteinler kanda “akıllı” nakil vasıtalarıdır. Maddeleri doğru bölgedeki reseptörlere taşırlar. Mesela (bazen örneğin yazıyoruz idare edin!) demirin taşınması gibi. 
• Proteinler belirli hormonlardan sentezlenebilir (insülin gibi) ve nörotransmiterler (serotonin gibi) vücut fonksiyonlarını kontrol ederler. 
SPORCU BESLENMESİ ADLI KİTABIMIZDA PROTEİN KONUSU 62 SAYFA KISA BİR BÖLÜM VERDİK. (PTNAMİKEKİN.COM`DAN eMİR BEYDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ.
NAMIK EKİN & MELEK EKİN

Tüm Makalelerini Göster