Kör Usta ve Çekirge 1
Beyaz Kuşak Mücadele Sporları Sitesine yazmaya başladıktan sonra kütüphanemdeki notları karıştırırken bakın sizin için neler buldum ….
Bir zamanlar Türkiye de herkesi derinden etkileyen Kung Fu TV. Dizisi oynarken , ( Kör usta ve öğrencisi Çekirgenin konuşmalarını ) yuvarlak çift makara bantlı eski teybime kayıt yapmış , sonradan onları tek tek dosya kağıtlarına yazdığım notlarım çıktı
karşıma….
İnternette bu dizinin bilgi ve bölümleri mevcut , konuşmaları alt yazı ile Türkçe okuyabilirsiniz ama anlamlarda bazı yerleri kaçırabilirsiniz…. Yazılı metin olarak , hiç bir yerde bulamayacağınıza inandığım bana ait , kayıt yapabildiğim kadarıyla , TV dizi
alıntı yazımlarımı sizlerle paylaşmak istedim..
1970'li yılların siyah beyaz ve tek kanallı televizyon döneminde, pazar günleri öğleden sonraları ekrana gelen ve hemen her izleyiciyi değişik açılardan başroldeki David Carradine'le özdeşleşmeye zorlayan ünlü "Kung Fu" dizisinde anlatılan öyküde şiddet
uygulayan "kötülere" karşı bir direnme ve ruhsal arınma vardır... Bu televizyon dizisi,
Türkiye'de hayli derin izler bırakırken Uzakdoğu mücadele sporlarını sevdirmenin yanı sıra
en önemlisi "sabır" ve "irade"nin önemini anlatmıştır milyonlarca insana…. ( Daha sonra Jamaikalı Carl Douglas'ın 1970'lerde ortalığı sallayan ünlü şarkısı "Kung Fu Fighting"ıda TV dizisinin etkisiyle uzun yıllar severek dinlemiştik.. )
KÖR USTA ve ÇEKİRGE ‘ nin Manastırdaki eğitim konuşmaları
Ç = Çekirge , H= Hoca
Ç- Hocam Zen diyorsunuz ama ben hiç bir şey anlayamıyorum.
H- Zen , Kendi iç varlığını , iç yapısının derinliğini görebilme sanatıdır.Sevgiye dayalı ,kesinlikle tartışma götürmez , olumluluk sabrı , iyi düşünce ve
gerçeği görme sanatıdır. Gayeli çalışmalarıyla özel bir iletişim insan ruhu doğrudan bir yaklaşımla gerçek yaradılışını ,kendini tanımasıdır.
Ç- Peki Hocam Buda nedir ?
H- Buda yol demektir. İzlenen yoldaki yolcuda Zen’dir. Buda akıl,bilgi,mantık ve tanımadır.. Buda doğrudan doğruya sizin kendi zihninizdir. Kısaca Korunma, yaşantı,sanat,çalışma yolları,pratik zihin ve akıl geliştirme bilgisidir.
Ç- Ya Satori diyorsunuz; bunu da açıklar mısınız ?
H- Satori, Aydınlanma… Tecrübedir , hayati bilgiyi zeka ile pratikte tanımadır.. Buda yolunun yolcusu Zen de bir çok kalıp satoriler vardır..Bu bilgiler öyle bir bilgi
veriş ve kendine getiriştir ki , iki çakmak taşının birbirine çarparak çıkardığı kıvılcımlara benzer..
Kişiyi kendine getirme kalıplarıdır. Amacı bilgiyi bilmek, bilebilmek , isteğini cesaretli içten gelen duygularla bilgilerini çoğaltmak içindir. Sadece bağdaş kurup oturmakla Buda olunmaz.
- - - -
H - Öküz arabası sürerken , araba yürümeyince kamçını arabaya mı yoksa öküze mi vurursun ..?
Ç - Her işini kendinin yapması , sağlığına bakması yardım ummadan yaşayabilmek ve bu yaşantıda başarı sağlayabilme bilincini tanıtır..
- - - -
H - Ödünç kuş tüyleri ile süslenilse de takma tüyler büyümez…
Ç - Bilgilerini her alanda kendin içten isteyerek araştır. Gör, tanı. Kendi gayretinle çalış. Öğrenim tecrübeni geliştirmeyi yarat…
- - - -
H- Bir lokma ekmek için yaltaklanan, kuyruk sallayan ve bazı insanların acımasızca tekmeledikleri zavallı sokak köpeği üzüldüğünde niçin bir kükremesinde bütün akıl ve yürek yoksulu kimselerin ödünü patlatan altın yeleli bir aslan olur ,bunu öğrenebildin mi… ?
Ç- Zavallı duruma düşen tüm doğal, sana zararsız ve faydalı canlılara yardım et. İnsan ise yardımcı ol, saygılı ol, kendini de anla. Tersini yaparsan nankör olursun, cesaretini kaybedersin. İyi insan olursan , seni alay ederek ezerlerse,sende altın yeleli aslan
olursun.
- - - -
H- Senin şu cansız bedenini taşıyan kimdir? Bul ve Söyle .. !
Ç- Bu en büyük ateşe benzer, fazla yaklaşılırsa kavurur. Bilgi gücünün vardığı, tanıma anlama içtenliğini sağlayan Dünya - Kâinat biliminin en büyüğüdür. Ama benim vücudumdaki bir parçasıdır.
- - - -
H- Zendeki tecrübenden ne öğrenebileceksin ?.
Ç- Düşünce köklerimin başka uzak yerlerde köklenmiş olduğunun duyarlılığını ,sonuçta
hayırsız evladın yuvaya dönüşünü anlama duygusu isteklerini bulacağım.
H- Zen Buda yı bulduğunda kınından çıkmak üzere olan bir kılıca benzersin ki , Çünkü o kılıç kınından çıkarsa hedefini bulur…
H- Kendi yonttuğun sopanla, iyi akılla, kendi istek ve gayretinle çıktığın yolda dağları tepeleri aş , arkana bakma ki şaşırmayasın , kendini de aşasın. Çünkü sopanın havada çıkardığı ses ; hızla havada gezdirildiği için çıkar.Maharetini kendini geliştir,
ustalaş ,saygıyı her şeye kullan ,hakikatçiliğini geliştir…
- - - -
H - Gölde Nilüferler vardır su üzerinde durur. Onları kökleri besler, kökleri uzaktadır bazıları su üstüne zor ulaşır. Bazıları ise suyun derinliğindedir.
Ç- Hocam bunun cevabını arayalım. her birine birbirinden farklımı değer vermeliyim?
H- Çiçeği gör nasıl olursa olsun çiçek çiçektir.
Ç- İnsana da aynı gözlemi bakmalıyım?
H- Mümkün olduğunca herkese çiçeğe baktığın gibi bak.
Ç- Ama suyun altındaki tomurcuk gün ışığını hiç bilmez . Beni bilmeyen kişi beni anlamayı hiç bilemez.
H- İnsanları olduğunca kabul et önce onlara saygı duy.
- - - -
H- İyi bir dövüşçü sinirlenmemesini bilen bir dövüşçüdür. Dövüşte en iyi hasım kendini
dövüşe kaptırmayandır.
Ç- Fakat Hocam bu bir çelişki değil mi ? Hem vücudu eğit hem sinirlenmekten ve dövüşten kaçın..
H- Bu dövüşmeye yanaşmamanın verdiği güçtür , zayıf güçlüyü böyle yener…
- - - -
H- İnsanın elleride gözleri de dilidir. Onlarla insan uzanır başkalarının duygularını hisseder ve konuşur.
Ç- Üzücü değil mi Hocam insan elleriyle hem ölüm hem iyilik getirebiliyor.
H- Acı ve sevinç yan yana duran iki çıngıraklı yılan gibidir. Birisinin çalması diğerini de titreştirir.
Ç- Acı ve sevinç bu kadar benzer mi ?
H- Gözler ve dil benzer mi ? Kelebekle İpek böceğinin benzerliği kadar..Aynı dil hem
çığlık atar ,hem kahkaha.
- - - -
Ç- Teşekkür ederim hocam yaptıklarınız için.
H- Senin için değil genç Çekirge , kendim için
Ç- Fakat ben onlar için bir yabancı , bir serseriyim. Dayak yiyen bendim.
H- Eskiden küçük bir çocuk iken bir çukura düştüm..Kemiklerim kırıldı. Çukurdan
çıkabilmem olanaksızdı. Mutlaka ölecektim.. Bir yabancı geldi ve beni kurtardı ve bana bir
borcu olduğunu onu ödediğini söyledi… Dedi ki yıllar önce kendine yapılan iyiliği ancak 10 kişiye yardımla ödermiş. Böylece iyilik göldeki çakıl taşları gibi çoğalır.. Ben onun 10 alacaklısından biriydim. Sende benim Çekirge.. Şimdi 10 alacaklı bul kendine…
- - - -
H- Yaşadığın dünya ıslak ve parlaktır. 12 Dünya var , 12 Balık var.
Ç- Ama tek
H - Çoktur , senin gördüklerin , üstünde yaşadığın dünya heyecanlı ve esrarlı bir bilmeceden ibarettir. Benim dünyam ise yaşlı ve sakin . Sen beni tanıyamasın bende seni.
Ç- Niçin ?
H- Gözlerimi ve beynimi alabilirmisin ?
Ç- Fakat Hocam , siz dünya ile özdeşleştiniz . Bende öyle.
H- Hep biriz. Yinede hep ayrıyız. Binlerce eşyanın binlerce dünyası vardır. Kendini akıllı ve görkemli evrenin merkezi sanma sakın. Erdemli iyi ve güzel olmaya çalış ki her zaman onur kazanasın.
Ç Hocam dünya bu denli karışıkken barışa giden yol hangisi?
H- Dünyada barış yolu Çekirge, yürüdüğün yolda sen götürürsün
Ç- Karşıma barışa düşman olanlar çıkabilir.
H- Yolunu değiştir.
Ç- Ya her gittiğim yerde önümü çeviriyorlar önümü kesiyorlarsa? O zaman ne yapabilirim.
H- Mükemmele varmak için kişi merhameti ve aklı beraber geliştirmeli
Ç- Fakat Hocam, benimle zorla mücadele etmek isteyeni nasıl durdurabilirim ?
H- O zaman kalbin doğa ile birse yumuşak kalırsın. Kalbin doğadan ayrıysa yumuşak
görünsen bile sert kalırsın. Hırsla savrulan kürek suya sert vurur . Yumuşak su yumuşak ayrılır. Bir kayığın küreği ne kadar ,keskin olursa olsun suyu asla kesmez.
Devam edecek
Nilgül Ertekin
Judo 3. Dan
Diğer Yazarlar