Kelimeler yeterli değil
Judo tarihinde bir ilk…
TÜRKİYE BAYAN JUDO MİLLİ TAKIMI
TEBRİKLER…
Beyaz Kuşak Haber sitemizde bu haberi okuyunca Sevincim, Onurum ve Gururum çok büyük oldu…
Anlatmaya kelimeler yeterli gelmiyor… İçimde tarifi imkânsız bir burukluk, cızzz eden ince bir sızı var… Bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor anılar, hatıralar nasılda bir göz kırpması gibi zaman akıp gitmişti birden;
Boşa değilmiş tüm bunlar. İşte tek tek gerçekleşiyor tüm dediklerimiz… Rüyaların, hayallerin gerçek olması gibi…
Fırsat verildiğinde Bayan Judocularımız çok başarılı olacaktır demiştik… Haykırışlarımız bu günkü gibi çınlıyor kulağımda. Bu haykırışlarımızı duyan olmasa da sadece Karakuşak Dergisinde ses bulmuştu, yankılanmıştı o günlerde…
Milli takım deyince Bayanı –Erkeği yok bu işin. Alınan başarılarla her zaman gurur duyuyoruz. 1973ten önceki ve sonraki alınan tüm madalyalar hepimizin gururu ama Bayan Milli Takımımızın bu günlere gelmesi çekilen büyük çileler, sancılar ve mücadelelerle...Olmuştur…
Onları burada saygı ve sevgi ile anmadan geçmek haksızlık olacaktır.
Bu konu Üniversite öğrencileri için bir Tez konusudur.
Yıl 1969 İstanbul Ahmet Berkol Ökten öğretisi ile Judoya başladım. Namık Ekin'le olgunlaştık… Türkiye’de yoğun ve çok sevilen bir spordu Judo… İlkler öncüler arasındaydım halen judo Camiasında varlığını sürdürebilen ilkler arasındayım.
Yıl 1973 İtalya’da Avrupa Şampiyonası. Havaalanında bavullar kayıp. 24 saat havaalanındayız. Uykusuz saatlerce tren yolculuğu, tecrübe yok. Antrenör yok… 10 gün kamp yapılmış. Son maçımı kaybetmeseydim Avrupa 3. lük madalyasını ilk ben getirecektim ve Türk Judo tarihine ismimi kazıyacaktım…
Yıl 74 -75 derken 8 sene kuş gibi geçti… Ve 1973 ten sonra ne gariptirki kimin ne için hangi akla hizmet Bayanlara Milli olma hakkı verilmedi…
Odönemin yöneticilerine göre Gerekçe: Erkekler girsin tecrübe kazansın. Kızları gezmeye mi götüreceğiz…
Başarılı olacağımızı ispat edecektik, başarılı olacağız diye çok çalıştık umutla geçti 8 yıl… Bir baktık Türkiye’de Judo yapan bayan kalmamış. Neden niçin yapalım dediler. Küstüler. Haklıydılar… Türkiye Şampiyonalarında Kürsüye çıkaracak madalya verecek bayan sporcu bulamayacak hale geldi Federasyon…
İstanbul’da bırakan, devam eden tüm bayanları bir gün topladık ve Kız Judocular Derneği'ni kurduk. 1979- 80 yıllarında K.Muzaffer Ilıcak ve Karakuşak Dergisinin büyük desteği ile sesimizi duyurduk. Kendi imkânlarımızla illeri dolaştık, çalışmalar, seminerler ve yarışmalar düzenledik. Çok etkili oluyorduk. Bayan Judocu sayısı her gün artıyordu… Birlik beraberlik içindeydik… Taki…
Terörün kol gezdiği bu yıllarda. Bir gün sıkıyönetim askerleri beni aralarında Selimiye Kışlasına götürene dek…
O gün Kız Judocular Derneğinin kırılma noktasıdır…
SÖZ verdiler bana… Derneği kapat, Bayan Milli takımı kurulacak… Federasyon Teknik komitesi üyesi ve olmayan Bayan Milli takımının Antrenörü oldum birden… Umutluydum yarınlardan… Artık eskisinden daha çok çalışıyorduk…
Ama işler düşündüğümüz gibi gitmedi… 2 yıl federasyon Teknik komitesinde görev yaptım Bayan Milli Takımı ortada yoktu… Sesimi yükselttiğimde sen erkek takımı ile git. Tecrübe kazan deyip ağzıma bir parmak bal çalıyorlardı… Susturulmuştuk... Ama susturamadılar… İsyanım büyük oldu iddiam üzerine çok tartıştık. ”Fırsat verirseniz Bayanlar madalyayı biz size getireceğiz”
Karakuşak ve Medyanın baskısı ile Sarıyer Mersinli Ahmet Tesislerinin dili olsa da anlatsa Türkiye’nin değişik illerinden gelen 20 sporcu ile nasıl çalıştığımızı…
İddia ediyordum bize şans verin… Güldüler bana. Alay ettiler… Kendime bu konuda ne kadar inanıyorsam onlara da o kadar kızıyordum… İspat etmem gerekliydi. Tekrar sporcu olacağım ve başarılı olup bunu ispatlayacağım… Dedim.
Federasyon Teknik komitesinden ve Milli Takım antrenörlüğünden istifamı verdim. Aynı gün tesadüf tanıştığım Okçuluk İl temsilcisine tüm sinirimle beni başlatın ben başarılı olacağım deyip Okçuluk sporuna böyle başladım.
Okçuluk sporunu çok sevdim çok mücadele ettim ama aklım sadece judoculardaydı “ Fırsat verildiğinde Türk kadınının başarılı olabileceğini “ ispatlamaktaydı
Çok çalıştım tam bir yıl sonra Balkan Şampiyonasında takım 2.liğini ilk biz getirmiştik Türkiye ye… Yıllardır Başarıya susamış Türkiye’mde büyük yankı yaptı… Judocu Nilgül, Okçu oldu. Balkanlarda alınan madalyalar ise cabasıoldu.
Dediklerimi ispat etmiştim. Kısa bir süre sonra Federasyon değişti ve beni günlerce ağlatan onurlandıran gururlandıran haber geldi… Barcelonada Hülya Şenyurt Olimpiyat 3. Yıllar hızla geçerken Judo Federayon Başkanı Natık Canca Avrupa ve Dünya Şampiyonaları Milli Takımı kampında sporculara psikolojik ve motivasyonda destek sağlamam için bana görev verdi.
Şimdi Beyaz Kuşak Haber sitesinde okuduğum Bayanların Takım 3.lüğü ile hissettiklerimi anlatmaya kelimeler yetmez…
Londra olimpiyatlarından başarı haberlerini özlemle bekleyeceğim…
Masamdaki Karakuşak dergisinin sararan kavruk sayfalarını gülümseyerek karıştırırken… 1981 yılında vermiş olduğum bir demeçten bir bölümle yazıma son vermek istiyorum…
Haber Servisinden Erol Arançer soruyor.Judocu bayanlara diyecekleriniz var mı?
“ Sporcuların kamplara hazırlanarak gelmeleri, yenici güce sahip olmaları, şahıslara kızıp hıncını Judodan çıkartmamaları ve en kısa zamanda Türk sporundaki gerçek değerlerini hissettirerek, gerçek yerlerini almaları gerekmektedir.
Bunu hiçbir zaman unutmamalarını dilerim. “
KARAKUŞAK Yıl 1981- Sayı 25
Onların Milli olmak için hiç şansları olmadı…
Geçmişte Judo yapan Tüm Bayan Judokaların anısına…
Nilgül Ertekin - Judo 3. Dan
Diğer Yazarlar