İmza
Doğduğumuzdan bu güne sağlıklı, kaliteli, başarılarla dolu bir yaşam, hepimizin
gerçekleştirmeye çalıştığımız bir uğraştır… Kendimizi fark ettiğimiz andan itibaren
toplumda var olma savaşımız hiç bitmeyecekmiş gibi devam etmekte... Ailemiz veya kendi isteğimizle bir gruba ait oluşumuz; ve bu grupta var olma savaşımızda;
bitirilir okullar. Sonunda bir işimiz vardır. Aileler kurulur, soyumuz çoğalır;
sanat veya sporda var olma savaşlarımız bunlarla paralel ama baskın olarak devam eder…
Spor öyle bir uğraştır ki, deyim yerinde ise tam bir VİRÜS..
İçimize girmeye görsün… Ne yaparsak yapalım aklımıza düştüğü anda, virüs en şiddetli biçimde kendisini hissettirir… Tedavisi yoktur bunun… Yavaştan başlar, önce teknik ve kurallar içimize yerleşir, ardından sürü içinde en yüksekte, ileride olabilme arzusu çoğalır.
Gün gelir ikinci ,üçüncü olmayı dahi hazmedemez insan ..
Hep öğrenmeye açık bilge kişi olursun ama tatmin etmez spor denilen bu Virüs…
Aile, çocuk, iş, kariyer, saygınlık, bilge hocalık her şey tamamdır ; en üst noktadasın.. Akşam eve geldiğinde, yaptığın uğraşına inanılmaz saygı gösteren, hep yanında olan, Sıkıntılı gecelerinde başını göğsüne yasladığın, seni anlayan ama yaptığın sporundan hiç bir şey anlamayan, seni değiştirmeye kalkmadan, olduğun gibi kabul eden eşinin; yalnızlığı ve fedakârlıkları da tamam.... Yani her şey mükemmel….
Hala; hayatımda bir şeyler eksik diyorsunuz… duyar gibiyim..
Hayatınızda eksik olansa , sadece sizin yazacağınız bir KİTAP tır.
Hayat madalyonunuzun arka yüzüne bakarsanız fark edeceksiniz…
Hep parlak yüzünü görürsünüz madalyonunuzun..
Bu parlaklık, kazandığınız günün ve geçmişimizin parıltısı. Ya arka yüzü....
Ya gelecekte ne olacak… Aktif sporunuzu tamamlayıp bir köşeye oturduğunuzda,
eğer o gün, elinizde yazmış olduğunuz bir kitap yoksa, geçmişle sadece bir hayalle
avunacaksınız demektir… Beni hatırlamıyorlar diye, hiç üzülmeyin o zaman…
Eğer bir kitap yazdıysanız, birileri mutlaka sizi minnet ve saygı ile anacaktır..
Bir imza; bütün bunları düşünmeme ve yazmama neden olan şey..
Prof. Dr. İbrahim Öztek Hocamızın, Ağabeyimizin atmış olduğu bir imza…
15 Mayıs 2011 İstanbul, Çamlıca da bir çay bahçesine, Uzakdoğu sporlarına
ömrünü vermiş, Asker ve Doktor kişiliğinde disiplin, sevgi, saygı çizgisini yıllardır hiç bozmadan,babacan tavrı ile son kitabı KURAŞ’ın İmza gününe davet edilmiştim.
Öztek Hoca , 5 Yılını vermiş bu kitaba, kendisine ve sporuna gösterdiği fedakârlık ve
sabırlarından dolayı kitabını eşine ithafen yazmış…
Ata sporlarımızdan Kuraş yeni bir Federasyon. Dün büyük çabalarla kurulan bufederasyon bugün yok edilmeye çalışılırken; İngilizce ve Türkçe olarak, çok kaliteli kâğıt baskılı,mükemmel fotoğraflarda denge ve ağırlık okları dairesel grafiklerle gösterilmiş. Anlamayanın dahi anlayabileceği şekilde tasarlanmış, harikanın ötesinde mükemmel bir kitap; KURAŞ..
1970 li yıllar başında Türkiyenin ilk Judo kitabı, Öztek Hocamızın emek ve imzasıyla yayına girmişti ve hepimize ışık olmuştu.. Hala Türkçe bilimsel, teknik olarak ses getiren tek JUDO kitabımızdır …
Oysa ne kadar büyük ustalar var ülkemizde….
Sporunun tarihine şahitlik yapmış ve yaşamış Hocalar.. Neden yazmazlar ki ?
Hâlbuki Türkiyenin en fazla ihtiyacı olan şey, Kitap ve eğitimdir.
Bugün orjinal tatamileri beğenmeyen sporcular var. En basitinden, tahta üstünde, incecik keçeden, sarı samandan, pamuktan yapılmış minderlerde nasıl çalışmalar yapıldığını yazmak gerekli değil mi sizce…
Ülkemizde genel olarak yazar sayısı çok az, dolayısı ile okuyanda az...
Nedeni ise,kişilerin ilgi alanları ile ilgili kitaplar yazılmıyor..
Görsel ve duyusal olarak öğrenilenlerin detayı, unutulmaya mahkûmdur.
Küçücükte olsa bir el kitabı, her zaman bilinçaltına itilenleri, unutulanları küçücük
bir bakışla canlı tutar.
Değerli Uzakdoğu Sporları Hocalarımız.. Lütfen alanlarınızla ilgili kitap yazınız..
Hiç bir şey yazamıyorsanız kendinizi yazın, spor salonunuzu yazın, öğrencilerinizi
yazın, sporunuzla ilgili teknik, anı, seyahat, belgesel, tarihçe, başarılı sporcularınızın listesini yazın..
Gelecek nesillere ve kendinizi bu konuda Sporunuza borçlu hissetmeli
ve bunu bir vatani görev kabul ederek KİTAPLARINIZI yazınız…
Prof. Dr. İbrahim Öztek Hocamız ve Ağabeyimizi yazmış olduğu kitaplarından dolayı
tebrik eder… Özellikle Judo yapan gençlerimizin Kuraşa kitabına sahip olmalarını tavsiye ederim.
Sözler havada uçuşur ve yok olur ama yazılar ve yazarlar KİTAP larda yüzyıllarca yaşarlar…
Nilgül Ertekin
Judo 3. Dan
Diğer Yazarlar