Judo portreleri: Emin Sebük `Köşk Emin` 2
Judocunun Ölümü
İyi ki yaşıyoruz. Ya yaşamamış olsaydık ne olurdu? Tanır mıydık birbirimizi judo camiası içinde? Görür müydük iyilikleri, kötülükleri judo camiası içinde? Tadar mıydık Köşk Emin`in efsanevi öykülerini? İyi ki yaşıyoruz. Yaşamak bir anlamdır judo camiası içinde. Yaşamak bir ayrıcalıktır Köşk Emin`i bildikçe,
Öykü bu ya. Bir gün köşk Emin arkadaşları ile birlikte Eyüp`e gider. Başlarlar içmeye .Bir büyük, iki büyük, dört büyük , beş büyük. (Not: O hiç içmezdi, içkiye de haram derdi) Köşk Emin ansızın ayağa kalkar, başlar hızlıca Pendik`e doğru yol almaya.. Pendik denizinde bir balina var. Köşk Emin Pendik`e gelince hemen bir caminin minaresine çıkar ve şöyle seslenir. ``Sevgili Pendikliler. Lütfen panik yapmayın. Emin abiniz geldi`` Ardından camiden çıkarak ,balıklama denize atlar ve balinaya doğru yüzmeye başlar. Öyle yüzüyordu ki sanki koltuk altlarından motor sesleri çıkıyordu. Köşk Emin yüzerken, ansızın kafasını kaldırır. Balinaya bodoslama girecek iken, tornistan yapar.
Sohbetlerimiz de judokaların korkusuz olması gerektiğini söylerdik. O korkuyu yenmek için, bir gün judo elbiselerini giyerek, gece yarısı mezarlığa gider Gece karanlıkta mezarlıktan bir adam geçerken. onu görür. Hortlak sanarak bayılıp yere düşer. Köşk Emin onu tokatla ayıltır. O öldüm öte dünyadayım düşüncesiyle tekrar bayılır.
Bir gün kendisi iskelede, arkadaşı vapurda konuşuyorlar. Köşk Emin`in eli arkadaşının elinde. Kaptan şöyle bağırıyor. `` Emin Bey, Emin Bey. Arkadaşınızın elini lütfen bırakınız, gemi gücünüzden hareket edemiyor.
Köşk Emin judo kültürümüzde insani etkinliğinin öykülerini oluşturmuştur.
Anısı önünde tekrar saygı ile eğiliyorum.
Dr. Zihni Papak

Diğer Yazarlar