Teklif, Türkiye saatiyle 10.30'da görüşülmeye başlandı. Oturuma katılımın düşük olması dikkat çekti. Kritik oturum, 577 milletvekilinden 41'inin katılımıyla açıldı.
Genel kurulda ilk olarak, yasa teklifini kaleme alan, iktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP) Marsilya milletvekili Valerie Boyer söz aldı. Boyer'in ardından, iktidar ve muhalefetteki 12 milletvekili birer konuşma yaptı.
Daha sonra, "Fransız yasaları tarafından tanınan soykırımların reddi, bir yıl ve 45 bin euro para cezasına çarptırılır" ifadesinin yer aldığı tasarı oylamaya sunuldu. Tasarı, oy çokluğuyla kabul edildi.
Fransa parlamentosu, 29 Ocak 2001 tarihinde, "Fransa, 1915 yılındaki Ermeni soykırımını tanır" ifadesiyle kaleme alınan bir yasayı onaylamıştı. Fransa meclisi, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören bir yasa teklifini 2006 yılında onaylamıştı. Ancak Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, bu teklifin senatoya gelmesini engellediği için teklif yasalaşmamıştı.
Fransa'daki Sosyalistler, bu yasa teklifini Mayıs ayında senato gündemine getirmiş, ancak ezici bir çoğunlukla teklifin oylanma önerisi reddedilmişti. Teklifin mecliste kabul edilmesi yasalaşması anlamına gelmiyor. Senatonun da meclisten geçen aynı metni oylayıp kabul etmesinin ve Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin bunu imzalayıp resmi gazetede yayınlanmasının ardından teklif yasa haline gelecek.
"Fransa için büyük talihsizlik"
Başbakan Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan Fransa'nın Ermeni tasarısıyla ilgili de açıklama yaptı.
22.12.2011
17:27
Başbakan Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan Fransa'nın Ermeni tasarısıyla ilgili de açıklama yaptı. Erdoğan yaptığı açıklamada, "Böyle bir kararın Fransa'da alınması Fransa adına büyük talihsizliktir.
Bu tabi Türkiye Fransa ilişkilerinde çok ağır ve telafisi zor yaralar açacaktır. Tabi burada enteresan bir durum var. Yasa teklifinin 1979’da Fransa’nın başkenti Paris’te, Türkiye’nin Paris Turizm Müşaviri Yılmaz Çolpan’ın bir terör saldırısının katledildiği günde gerçekleşmiş olması ayrıca manidardır. 577 milletvekilinden oluşan Fransa ulusal Meclisi’nde bu kadar hassas bir oylamanın, onda biri bile bulmayan bir katılımla gerçekleşmiş olması çok daha manidar.
BU KARARI ŞİDDETLE KINIYORUZ
Bunlar nasıl bir ciddiyetten uzak bir anlayıştır, nasıl sulandırılmış bir oylamadır anlamakta zorlanıyoruz. Bu girişim haksızdır, isabetsizdir ve bu kararı Türkiye olarak şiddetle kınıyoruz.
Fransız yönetimin, sadece siyasi hesaplar içinde olan, yaklaşan seçimlerin hesabı içinde olan Sayın Sarkozy’nin ne yazık ki bu seçimler için feda ettiği bir süreçtir.
FRANSIZ İHTALİLİ SİMGELERİ AYAKLAR ALTINA ALINDI
Şimdi ben şu soruyu soruyorum. Fransa’da düşünce özgürlüğü var mı? İfade özgürlüğü var mı? Cevabını da ben veriyorum. Yok. Bu özgür tartışma ortamını ortadan kaldırmıştır. Ne yazık ki Fransız İhtilali’nin simgeleri olarak bilinen özgürlük eşitlik kardeşlik ilkeleri bugün bizzat Fransız Parlamentosu tarafından ayaklar altına alınmıştır. Herhalde bundan sonra Fransa Monteque okumaz.
İLK ETAPTAKİ YAPTIRIMLAR
Fransa ile her türlü siyasi istişareyi durduruyoruz.
Şimdi tabi Fransa ile ilişkilerimizi gözden geçiriyoruz, bundan sonra ki Fransa tavrına göre bizde tedbirlerimizi etap etap hayata geçireceğiz.
Şuanda istişareler için Paris büyükelçimizi Ankara'ya çağırıyoruz, şuandan itibaren ikili düzeyde gerçekleştirilmesi gereken karşılıklı ziyaretler, seminer, eğitim, kurs gibi faaliyetleri iptal ediyoruz.
AB çerçevesinde ki eşleştirme projelerinde Fransa ile artık işbirliğine gitmeyeceğiz. Fransa ile hertürlü siyasi istişareyi durduruyoruz, ikili askeri faaliyetler ve ortak tatbikatları şuandan itibaren iptal ediyoruz.
Askeri uçuşlar için yıllık toplam verilen izin uygulamasını iptal ediyor her uçuş için tek tek izin uygulamasına geçiyoruz.
Askeri gemilerin liman başvurularnı bugünden itibaren iptal ediyoruz. Altını çizerek şöylüyorum bu ilk etaptır. Hiç bir tereddüte maruz kalmaksızın kararlılıkla uygulanacaktır. Olayların seyrine göre yeni tedbirler de gündeme gelecektir.
Biz tarihimizle gurur duyuyoruz. Bizi sıkıntıya düşürecek bir tarihimiz yok.
Biz bütün arşivlerimizi açtık. Tarih parlamentolarda yazılmaz. Oylamalarla ancak çarpıtılır. Tarihi çarpıtanları, tarih de halklar da affetmeyecektir.
İşte Türkiye'den ilk tepkiler
Kamuoyunda "soykırımı inkar yasası" olarak bilinen ve 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifi, Fransız Ulusal Meclisi’nde kabul edilir edilmez Türkiye’den tepkiler gelmeye başladı.
İşte tartışmalı tasarının onaylanmasına Türkiye'den ilk tepkiler:
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci: Başbakanımız'ın açıkladığı Fransa'ya yaptırım kararları Sarko'ya kapak olsun. Umarım aklını başına toplar ve bu akla ziyan tasarıyı geri çeker.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: Fransa meclisi yasayı kabul ederek tarihe ve gerçeklere karşı bir karartma operasyonu yapmıştır. Fransa meclisi yasayı kabul ederek tarihe ve gerçeklere karşı bir karartma operasyonu yapmıştır. Bilimadamlarının bile düşüncelerine ipotek koymayı hedefleyen bu girişim ilkel bir anlayışın sonucudur ve tamamen art niyetlidir. Zaten Fransız parlamentosundan 577 milletvekilinden yanlızca 50 civarında milletvekili bu utanç verici yasa için el kaldırabildi. Çünkü oturuma gelme cesaretini bile gösteremeyen milletvekilleri bunun Fransa'ya Engizisyon Mahkemelerini geri getirme anlamına geldiğini çok iyi biliyorlar. Gerçi tarihinde Galileo'yu dünya dönüyor diye yargılayan bir sabıkaya sahip ülke için bu bir garabet abidesi. Galileo'dan bugüne kadar Fransa'da pek de bir şeyin değişmediğini acı bir şekilde gösterdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik: Tarihi gerçekleri bir kanunla değiştirebileceklerini zannediyorlar. Bütün AB standart, norm, hukukuna aykırı bir düzenlemedir bu. Bir zavallılık olarak görüyorum. Çünkü kendileri bunu seçime endekslediler. Kanuni Sultan Süleyman'dan yardım isteyen Fransuva, bugün bu tabloyu görse, kulağını çekmek değil dilini koparırdı Sarkozy'nin. Bunu Fransız halkı yapacaktır.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu: Gereken misillimeyi yapmaya hazırız.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar: Bu Sarkozy’nin aczinin tezahürüdür. Ancak böyle bir işi aciz bir insan yapar. İnsanlıkla, düşünce özgürlüğü ile alakası olmayan bir olay. Son derece üzgünüz.
Meclis Başkanvekili Meral Akşener: Aziz milletimizin ve gazi Meclisimizin siz değerli üyeleri adına tarih önünde Fransız ulusal Meclisinin bu kararını şiddetle kınıyorum.
CHP Parti Meclisi: CHP Parti Meclisi, Fransa Ulusal Meclisince Ermeni iddialarına ilişkin yasanın kabulünü esefle kınamaktadır. Bugün hala tartışma konusu olmaya devam eden sözkonusu tarihi olayların bu yasa suretiyle küçük iç politika hesaplarına alet edilmiş olması ayrıca düşündürücüdür. Fransa halkı şimdi bu konudaki yaklaşımlarının buna oy veren 38 milletvekili tarafından mı temsil edildiğini sorgulamalıdır. Bu yasa ifade özgürlüğünü yok eden, bilimsel araştırmaları engelleyen yapısıyla, demokrasi ve insan hakları ilkelerine tamamen aykırı olup, kabul edilemez niteliktedir. CHP Parti Meclisi olarak, Fransız Devriminin ilke ve ruhuna ters düşen, gerçeklere aykırı esaslara dayanan bu yasanın Fransa’ya yakışmadığını hatırlatmakta ve yasanın bundan sonra Senato ve iç hukuk aşamalarında geçersiz kılınmasını beklemekteyiz.
BDP Grup Başkan Vekili Hasip Kaplan: Fransa'ya karşı ortak tavır koyuyoruz gibi ucuz basit tepkiler çözmüyor. Çünkü 2015, yüzüncü yıl dönümü yaklaşıyor. Bu kartopu gibi büyüyecek ve bütün ülkelerin parlamentolarından buna benzer şeyler çıkmaya başlayacak. Her ülkenin tarihinde yüzleşmek istemediği olaylar var. Fransa'nın Ruanda ve Cezayir olayları var. Biz de Dersim olayı var, 1990'da yaşanan olaylar var. O açıdan cesaretle Meclisin buna el koyması lazım. İnanıyorum ki bu olayı çözecektir.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Karar skandal ve kara leke olarak tarihe geçmiştir. Büyükelçimiz Fransız Senatosu kararına kadar çekilmelidir. Karar skandal ve kara leke olarak tarihe geçmiştir. Büyükelçimiz Fransız Senatosu kararına kadar çekilmeli. Fransa ile ekonomik ve siyasi ilişkiler dondurulmalıdır. Ermeni protokolleri meclis gündeminden tamamen çıkarılmalıdır.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır: Fransa Parlamentosunun bu kanunla ilgili ısrarını, Türkiye'ye ve Türk Milletine karşı bir düşmanlık olarak kabul ediyoruz. Fransa verdiği bu karardan dolayı pişman olacak ve özür dileyecek. Türk milletinin tarihinde ne katliam vardır ne soykırım vardır. Bunu bu millete yakıştırmaya kalkanları inanıyorum ki tarih mahkum edecektir. Bu karar, senatoda düzeltilmiş olsa bile önemli değil. Parlamentonun buna yol vermesi, hükümetin bu teklife destek vermesi, Fransa'nın Türkiye ve Türk milletiyle ilgili kanaatlerini ortaya çıkarmıştır.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: Ermeni olaylarının bir numaralı müsebbibi Fransa'dır. Kendi tarihine bakamayanların bize kara çalmaya hakkı yoktur.
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu: Tarih tartışması istiyorsanız hazırız. Ne zaman istiyorsanız hazırız. Ama siz tartışmadan bazı şeyleri kabul ediyorsunuz. Bu da İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 11'inci maddesine aykırıdır. Kimseye savunma hakkı verilmeden yargılanamayacağı ve yargılanmadan da mahkum edilemeyeceği yazıyor. Parlamentoda bu karar savunma ve tartışma hakkı tanınmadan kabul ediliyor ve mahkum ediyor. Özellikle Türk Tarih Kurumu'ndayken bütün dünya arşivlerini taradık ve 100 bin belge elde ettik.
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş: Karamsarlığa gerek yok. Bizim için dünyanın sonu değil. Türk dışişleri geçmişteki hatasını tekrar etmemeli; kalıcı adımlar atmalıyız.
İşçi Partisi İstanbul İl Başkanı Osman Bilge Kuruca: Emperyalist devletlerin,Türkiye'nin bölünmesine hukuki bir temel yaratmak için kullandıkları “Ermeni soykırımı yalanı” doğrultusunda adım attı. Fransa meclisinin aldığı kararın yenilgiye uğratılacak ve kaldırılacaktır. Fransa'nın bu kararını tanımıyoruz. Bu yasağı Fransa topraklarında tekrar tekrar çiğneyerek işlemez hale getireceğiz.
AKPM Başkanı ve Ak Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu: Bu tasarı her şeyden önce ifade özgürlüğü, insan hakları, hukuk, demokrasi savunan tüm Avrupa kurumlarının ortak değerleri ile çelişiyor. Hukukun üstünlüğü ile de çelişiyor. Aynı şekilde Avrupa Konseyinin bugüne kadar oluşturduğu, imzaladığı konvansiyonlarla da başta insan hakları olmak üzere, onunla da çelişiyor. Yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) bu konuda verdiği karar ve oluşturduğu içtihatlarla da çelişiyor. Hiçbir hukuki zemini yoktur.
AKPM Üyesi ve Ak Parti İstanbul Milletvekili Nursuna Memecan: Avrupa Konseyi ve Parlamenterler Meclisi Fransa'da. Dolayısıyla bizi çok kısıtlayan bir şey. Konseyi de alakadar eden bir konu. Konseyi Fransa sınırlarından çıkarıp, ifade özgürlüğüne kısıtlama olmayan başka bir yere taşımayı öneriyorum ben. AİHM'de daha iyi çalışsın, Meclisi daha rahat çalışsın diye... Meclisin kürsüsünden söyleyebileceğim ama kafesinde söyleyebilecek miyim? 'Biz soykırım falan yapmadık' diyebilecek miyim, diyemeyecek miyim? Herkes bu rahatsızlığı hissedecek. Türk olarak değil de başka konuşmak isteyenler de konuşamayacak.
Avrupa Parlamentosu Kuzeybatı Fransa Temsilcisi: Fransa’da pek çok kişi tasarı Temsilciler Meclisi’nde kabul edilse bile yasanın kötü olduğunu düşünüyor. Neticede yasa Türkiye’ye kendi sorumluluğunu vermiyor. Türkler, Kürtler, Ermeniler tarihçiler birlikte çalışıyor. "Ermeni soykırımı" Türkiye’de tanındığında gerçek anlamda tanınacak. Bundan ötesi siyasilerin seçime dönük çalışmaları. Bunlar AB ve Türkiye ilişkilerini etkilemeyecek. Fransa Türkiye’nin AB’ye üyeliğine karşı ve seçim kampanyalarında da Türkiye’yi kullanıyor. Değil Fransa hangi ülkenin hakkı ki kalkıp da tarih dersi versin. Ben son derece kızgınım ülkemde böyle bir şey yapıldığı için. Bu acı kullanılıyor. Bu tamamen seçimler için kullanılıyor.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Elman Abdullayev: Fransa Parlamentosu'na üye bir grup milletvekilinin, Ermeni diasporasına esir olması üzüntü verici.