Mesme Taşbağ,"Engelim, Allah’ın bana hediyesi"

Mesme Taşbağ,"Engelim, Allah'ın bana hediyesi"

Acil serviste görev yaparken merak sardığı judoda 3 yıl içinde Türkiye'ye ilk Avrupa şampiyonluğunu kazandırıp, 2016 Rio Paralimpik Oyunları'nda ise üçüncülük elde eden görme engelli doktor Mesme Taşbağ, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda altın madalya kazanmak istiyor.

25 Nisan 2018 - 22:09

 

Mesme Taşbağ,"Engelim, Allah'ın bana hediyesi"

Acil servisin şampiyon judocusu

Acil serviste görev yaparken merak sardığı judoda 3 yıl içinde Türkiye'ye ilk Avrupa şampiyonluğunu kazandırıp, 2016 Rio Paralimpik Oyunları'nda ise üçüncülük elde eden görme engelli doktor Mesme Taşbağ, 2020 Tokyo'da altın madalya hedefliyor.

 

Acil servisin şampiyon judocusu

Acil serviste görev yaparken merak sardığı judoda 3 yıl içinde Türkiye'ye ilk Avrupa şampiyonluğunu kazandırıp, 2016 Rio Paralimpik Oyunları'nda ise üçüncülük elde eden görme engelli doktor Mesme Taşbağ, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda altın madalya kazanmak istiyor.

Sportif geçmişi olmamasına rağmen kısa sürede elde ettiği başarıyla dikkati çeken 36 yaşındaki milli sporcu Mesme, Türkiye'ye 1,5 yıl önce paralimpik oyunlar tarihinde bronz madalya kazandırdı.

Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde görev yapan 9 yıllık doktor Mesme Taşbağ, sağlıklı yaşam için 32 yaşında judoyla tanıştı.

Mesme, kendisine özel yeteneği olduğunu söyleyen antrenörü Ahmet Kambur'un tavsiyesiyle başladığı bu savunma sporunu kısa sürede sevdi.

Judoyu "Satranç oynamak gibi." diye nitelendiren Mesme Taşbağ, acil serviste görev yapmasına rağmen spora yılmadan kararlılıkla devam etti.

Taşbağ, judoya başladıktan iki ay sonra Kocaeli'de gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonası'nda birinciliği elde etti, hedeflediği Görme Engelliler Judo Milli Takımı'na davet edildi.

Portekiz'de 2015'te düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda bu alanda ilk altın madalyayı kazanan Türk sporcu olan Taşbağ, 2016'da Rio de Janeiro'da kadınlar artı 70 kiloda katıldığı Paralimpik Oyunları'nda ise üçüncülüğü kazandı. 

"Engelim, Allah'ın bana hediyesi"

Sporla tanışması ve hedefleriyle ilgili  açıklama yapan Mesme Taşbağ, ilk başta antrenmanların kendisini fiziki anlamda zorladığını, ancak judo sporunun kendisini iyi hissettirdiğini söyledi.

Birçok Avrupa ve dünya dereceleri bulunan milli judocu, "keratokonus (kornea sivrileşmesi)" rahatsızlığından dolayı gözlük kullandığını, ancak şu anda yüzde 40 olan görme engellilik durumunu yıllarca bilmeden yaşadığını vurguladı.

Mesme, engelini Allah'ın kendisine hediyesi olarak gördüğünü vurgulayarak, "Daha çok işler yapmak için judoyla uğraştım, en sonunda ödülünü de aldım." dedi.

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminde milli takım kampında bulunduklarını belirten Mesme Taşbağ, o sürecin kendileri için zor geçtiğini, olimpiyat maçından bir hafta önce de sakatlık geçirdiğini, mücadeleye ağrıyla, ağlayarak girdiğini aktardı.

Yeni hedef altın madalya 

Döndükten bir süre sonra bel fıtığı ameliyatı olduğunu, yaklaşık 6 ay sonra İngiltere'de gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası'na kendini denemek için katıldığını vurgulayan milli sporcu, şöyle konuştu:

"Doktorum 'çalışamazsın' demişti, ama 'maça giremezsin' dememişti. Ona söylemeden gittim. Döndükten sonra çok kızdı bana ama çok şükür bir şey olmadan döndüm ve burada da ikinci oldum. Görme Engelliler Judo Milli Takımı sporcuları olarak asıl hedefimiz, olimpiyatlarda İstiklal Marşı'nı okutmak ve Türk bayrağını en yüksekte dalgalandırmaktır. İnşallah 2020 yılında 2016'da alamadığınız altın madalyayı Tokyo'da alıp Türkiye'ye getireceğiz."

Judo tavsiyesi 

Tüm engellilere sporu öneren Mesme Taşbağ, "Allah, bana bu hastalığı verdi, ilk duyduğumda çok üzülmüştüm. Demek ki bunları yaşamam, kendim ve ülkem adına güzel işler yapmam içinmiş. Bunun sebebini çok sonra anladım. Engeli olanlar sakın üzülmesin. O, onlara Allah'ın hediyesidir. Engelli olmak demek, beynin engellidir. Buna böyle bakıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Milli judocu, zaman zaman sağlık çalışanlarına yönelik gerçekleşen saldırıları da anımsatarak, "Birkaç olay oldu, acilde bana saldırmaya kalktılar. Çok şükür şu ana kadar bana saldıranların hiçbirisine fırsat vermedim. Şimdi 'şampiyon' diyorlar. Zaten acilde de 'şampiyon' diye çağırıyorlar. 'Şampiyon' dediklerinde hasta yakınları da şöyle bakıyorlar. Acilde erkek doktor arkadaşlarımız da benden cesaret alıyorlar." ifadelerini kullandı.

www.fanatik.com.tr

Bu haber 1395 defa okunmuştur.

YORUMLAR

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x